Archive for January, 2007

Levi’s Love Machine

Levi’s için yaptığımız yeni kampanya nihayet online oldu. Sevgililer günü için yapılan oyunda, işi bırakan Cupid yerine siz aşk dağıtıyorsunuz. En yüksek puanı yapmak için çabalıyor, arkadaşlarınızı çağırıp daha çok oyun süresi kazanıyor, hediyelere adım adım yaklaşıyorsunuz. Nintendo Wii, iPod Nano ve Redwire DLX sizi bekliyor! Buyrun buradan !

Link : Levis Love Machine

David Downton

David Downton başarılı işlere imza atmış, saygı duyduğum bir sanatçı. Özellikle moda illustrasyonu konusundaki işlerini çok beğeniyorum.

Link : David Downton

Buraco de Bala

Buraco De Bala, nihayet siteyi güncellemiş, hem de ne güncelleme! Birbirinden güzel işleri afiyetle mideye indirin!

Link : Buraco De Bala

Emily

Emily’nin güzel illustrasyonları birçok dergi ve gazete kullanılıyor, sitesindeki işler sade, temiz ve derinlerde birşeylerin gizli olduğu güzel işler…

Link : Emily forgot

Wrangler, yeni sitesiyle karşımızda

Wrangler sitesini yenilemiş, pek te iyi etmiş, güzel fullscreen bir flash site var karşımızda, biraz keşfedince göreceksiniz ki, çok güzel efektler ve sunuşla karşı karşıyayız! Kesinlikle tebrik edilesi bir çalışma, özellikle suluboya efektine bayıldım!

Link : Wrangler

Georgiew

Fotoğraf ve film stüdyosu Geogiew’in sitesi açılmış. Tertemiz bir arayüz, rahat kullanım ve başarılı tasarım beni kendine bağladı.

Link : Georgiew Photography | Film

TAK! Design

TAK Design sitesini yenilemiş, daha kullanıcı dostu bir yaklaşıma dönmüşler. Haberler blog konseptinde, içerik sunumları gayet temiz ve tabii ki işler mükemmel! Inceleyin.

Link : TAK

Upsod güncellenmiş

Sevdiğimiz illustrator’lerden Upsod, sitesini güncellemiş. Yine birbirinden güzel illustrasyonlar bizi bekliyor…

Link : UPSO!

Death Note


Ne zamandır seyredecek doğru düzgün bir anime bulamadığım için yakınıyordum, geçenlerde bu sıkıntıma çözüm buldum, üstelik de ne çözüm! Anime’nin adı “Death Note”. Manga’sının methini duymuştum bi ara ama çok ciddiye almamıştım, büyük hataymış.

Kısaca hikayeye bir bakacak olursak ; Ryuk adındaki bir Ölüm Tanrısı canı sıkıldığı için Death Note adlı öleceklerin adlarını yazdığı defterini dünyaya atar. Defter bir okulun bahçesine düşer ve Light adında bir öğrenci onu bulur. Defterde şöyle yazmaktadır ;

“Bu deftere ismi yazılan insan ölecek. Bu defterin yazarı, kişinin ismi ve suratı aklında olmadığı sürece sonuç göstermez. Bununla beraber, aynı ismi taşıyan diğer kişiler de bundan etkilenmez.Eğer kişinin ismi yazıldıktan 40 saniye sonra ölüm biçimi yazılırsa, kişi o şekilde ölür. Eğer ölüm sebebi belirtilmemişse, sadece kalp krizinden ölür. Ölüm sebebi yazıldıktan sonra, ölümün ayrıntılarının 6 dakika 40 saniye içerisinde yazılması gerekir.

Hafif bir tanrı sendromu olan, okulun en başarılı çocuğu Light, durum böyle olunca dünyayı kötülerden temizlemeye karar verir defteri kullanarak. Haliyle bir çok insan ölmeye başlar ve polis bu noktada araştırma yapmak için gizemli “L” adında bir kişinin yardımına başvurur.

Hikaye buradan sonra iyi ve kötünün savaşı gibi gözükse de, oynanan akıl oyunları, enfes diyaloglar ve acaba sonra ne olacak dedirterek devam ediyor. Henüz 15 bölümü yayınlanan bu animeyi mutlaka seyredin. Internet’ten rahatlıkla indirebilirsiniz. Üreticisi MADHOUSE ki, kendilerinin yüzden fazla başarılı animesi vardır.

Anime demişken unutmadan, manga.gen.tr adresini ziyaret etmenizi KESINLIKLE öneririm, Türkiye’de bu işin doğru yapıldığı, her türlü bilginin gayet detaylı ve türkçe olarak bulunabileceği tek yer! Destekliyoruz!

Mutluluğun Peşinde…

Uzun zamandır yoğun çalışmaktan başka birşey yapmadığım için, geçenlerde artık bir nefes alayım, biraz yüzüm gülsün, biraz farklı bir ekrana bakayım diye, film seyredeyim dedim. Aldığım kenarda duran dvd yığınından bir film seçtim ve seyretmeye başladım. Filmin adı “The Pursuit of Happyness“, başrolunde Will Smith var, beraberinde de küçük oğlu. Filmin senaryosu, gerçek bir hikayeden… Bir adamın başarmak için olan azminden ve zorlukları aşmasından bahsediyor. Tabii bu kadar kısa açıklamak filme haksızlık olacak, o yüzden devam edelim …

Kurgusu gayet başarılı, görüntü yönetmeninin yakaladığı kareler enfes ama en güzel şey, şaşırtıcı derecede başarılı bir oyunculuk sergileyen Will Smith. Zorluk çeken ve oğlunun velayetini alıp, hayatını yoluna koymak için yeni bir kariyer peşinde koşan baba rolünde adeta yeniden doğuyor. Film kelimenin tam anlamıyla mahvetti beni, hayatta neler var dedirtiyor insana ve gerçekleri hatırlıyorsun. Hangi gerçeği mi ? Hayatta olduğumuz, başımızı sokacak bir evimiz, para kazanabildiğimiz ve sevdiğimiz bir işimiz olduğu için şükretmemiz gerektiği gerçeği. Ağlaya ağlaya bir hal oldum demeyeceğim erkekliğe toz kondurmamak adına ama, yüreğimde güzel bir yere dokundu film.

Mutlaka seyredin derim, sonra yazarsınız ne düşündüğünüzü…


Hakkinda

You are currently browsing the AntiFit weblog archives for the month January, 2007.

Longer entries are truncated. Click the headline of an entry to read it in its entirety.

Flickr

www.flickr.com
This is a Flickr badge showing photos in a set called Wien-Prag-Budapest. Make your own badge here.