Archive for April, 2008

Oyun dünyasının geleceği Casual Gaming’te…

Heralde 1 yıldır, farklı farklı ortamlarda söylediğim bir şey bu… Oyun pazarı gittikçe artan prodüksiyon bedelleriyle, 3-4 milyona mal edilen, 1-2 yıldan daha kısa sürmeyen projelerin hele bir de patlama ve hiç satılamama ihtimaliyle uğraşmaktansa, casual game dediğimiz flash olsun, ya da diğer platformlarda geliştirilmiş olsun, basit, oynaması, anlaması kolay, grafikleri gelişmiş oyunlar ortaya çıkıyor.

Maksimumunda 1-2 ay’da üretilen, 100 -200 bin USD’yi geçmeyen bütçeleriyle bu projeler önce internet’te, sonra Playstation Network ve Xbox Live Arcade’de kendilerini gösterdiler. Ondan öncede, hatırlayanlar bilirler, Real Arcade vardı (ki hala var…)

Örnekler arttırılabilir, ama gerçek değişmiyor. Casual Gaming, oyun sektörünün geleceği. Advergame’lerin de geleceği olduğunu düşünmüyor değilim. Bu konudaki son nokta, Casual Gaming platformu olan Kongregate’in 3 Milyon dolar fund edilmesi.

Haberin detayı burada

Advantage’dan fark yaratan proje

GREY Istanbul, son 2 yıldır kalitesindeki artışı sürdürüyor, tasarım anlamında onları sürekli gelişirken görüyorum ve başarılı işlere imza atmaları bunun göstergesi…

Advantage için yapılan film ve proje oldukça fark yaratıcı. Kadın ve Erkek’ler için yarattıkları kokulu kartlardan ve onun tanıtım filminden bahsediyorum! Kartlar sadece kokulu olmakla kalmıyor, aynı zamanda kullanıcılarına ekstra avantajlar sağlıyorlar.

Bence tek eksik, bir online marketing çalışması… Bu kadar güzel bir reklam, bu kadar güzel bir ürün ama hedef kitlenin en çok kullandığı mecrada hiç iş yok… Bu üzücü…

Link : Advantage’ın fark yaratan kartları

Çok güzel bir stop motion animasyon

Farklı bir bakış açısıyla Adem ve Havva …

Hala gülüyorum, Cem yılmazlı Türk telekom reklamı

Kediye koptum, kediye!

Heyecan

Bu hafta 2 büyük proje açacağız, ikisi de nispeten Türkiye için yeni projeler. Birinin görünür tarafı ve operasyonu yeni, diğerinin operasyonu… Başlamak kadar, sonunda nasıl olacağı da beni heyecanlandırıyor, umarım istediğim gibi olurlar, umarım beğenirsiniz.

Yakında hepsini yazacağım ;)

Bitmek tükenmek bilmeyen todolistesi fenomeni

Her pazar akşamı yaptığım gibi yine haftaya bakış todolistimi hazırlıyordum ki, bir şeyi farkettim. Senelerdir bu todo listelerini yapıyorum ve hiç boş olmadılar! Demekki kendim kaşınıyorum biraz da… Bu durumda dünyanın her tarafında işini benim kadar seven, yaratıcılığa inanan, fark yaratmak peşinde olan, kısaca ne yapıyorlarsa onu tutkuyla yapan adamların todo listeleri hiç boş olmuyor! Ve sanırım bu yüzden, bu cüretkar kısırdöngüyü yaşamayı seviyorum…

Olsun bitmesin, yenileri eklensin, yaptıkça mutlu oluyorum!

Arada yazmayı atladıklarım

Geçen aylar içerisinde neler yaptım, neler öğrendim ama yazmaya fırsatım olmadı ?

- Eskişehir’de kampüste reklam var programı dahilinde Kişisel Tanıtım ve networking üzerine sunum yaptım.
- Hacettepe üniversitesinde Online marketing üzerine sunum yaptım.
- Üzerimde beyaz bir yeti kostümüyle (bkz. blog.41-29.com) 12 saat durabildiğimi farkettim, tüyleri farketmem bir 6 saat daha aldı.
- Viral video yapmanın, konuşması kadar kolay olmadığını farkettim.
- Bir daha ARG yapacak olursam, müşteriden daha çok bütçe istemem gerektiğini farkettim.
- Günde 16 saat çalışmanın pekte faideli olmadığını keşfettim.
- 20. Kristal Elma Internet jürisine seçildim.
- Twitter’ı nedense daha bir çok kullanmaya başladım.
- Coca cola ve benzerlerindeki soğuk karbondioksitin dili hissizleştirdiğini ve bu yüzden Cola’nın aslında kötü tadını almadığımızı öğrendim. (Diyetisyenimin yalancısıyım)
- 3d modeller’a animasyonlarda örnek olsun diye penguen dansı ve hareketleri yapmanın faydalı, bu videoların ofis içinde dolaşmasının eğlenceli, müşteriye gitmesinin (şükür ki gitmedi, henüz…) ilginç olduğunu öğrendim.

Bu kadar :)

An itibariyle aklımdaki sorular…

- Twitter’ın bu hızlı yükselişi arkasında, hepimizin her an diğerlerinin ne yaptığını öğrenmek hissi mi yatıyor? Ve tabii ki her yaptığımızı da anlatmak arzusu mu ?
- Viral marketing, özellikle viral videolar, Türkiye’de başarılı olabilecek mi? Müşteriler bu kadar herşeye karışıyorken, nasıl amatör gözükecek ve serbestçe yaklaşılmış işler çıkacak (Kendime not: en güzeli kendi videonu yapmak)
- Casual gaming gittikçe büyüyor, fakat ne PS3 ne de XBOX 360 Türkiye pazarına resmi olarak girmediler. Girdikleri zamanda korsanda dünya 3.sü olan ülkemizde acaba kaç kişi gerçekten online oyun oynayacak, kaç kişi satın alacak ? Bu durumda hedef tabii ki dünya çapında casual game’ler yapmak mıdır ?
- Friendfeed, Twitter, Facebook, Facebook chat derken blog frekansları Bloggerlarda azalıyor mu ? Bir başka deyişle, zaten yüzlerce micro broadcasting aracı varken, neden bir de blog’uma yazayım diye soruyor mu insanlar kendilerine?

böyle işte… düşünüyorum hala…

Gece çalışması müzikleri

Portishead, Bjork… bitirdiniz beni…

ISE - İllustrator

ise02.jpg

ise2.jpg

ISE’nin işleri, Viktoriyan dönemi hatırlattı bana ve kadife hissi verdi. Çok güzeller.

Link : Buradan


Hakkinda

You are currently browsing the AntiFit weblog archives for the month April, 2008.

Longer entries are truncated. Click the headline of an entry to read it in its entirety.

Flickr

www.flickr.com
This is a Flickr badge showing photos in a set called Wien-Prag-Budapest. Make your own badge here.