Digital Age - Mayıs - Viral marketing

Aşağıdaki yazı Mayıs 2008 Digital Age için yazıldı. Konumuz viral marketing, bakalım beğenecek misiniz ?

Biz Türkler Virale Hazırız demiştim, bundan 1 yıl önce MediaCat’ın Ağızdan Ağıza pazarlama zirvesinde… Sözümün arkasındayım hala!  Bu kadar zengin bir kültürü olan, açık fikirli, yaratıcı bir milletten ses getirecek projeler, zihni sinir tasarımları çıkması ne kadar doğalsa, bunlar hakkında konuşulması, bu konuşmanın da ağızdan ağıza tüm Türkiye’ye – ve bazı durumlarda tüm dünyaya – yayılması içten bile değil.

… İyi de, viral ne ola ?

Türkiye’deki virütik pazarlamanın durumunu değerlendirmeden önce, biraz virütik dediğimiz nedir, canım Türkiyemde neler bu konuya örnek olabilir biraz onu konuşalım.

Türkiye’de virutik yayılıma neler örnek olabilir diye düşünürken çok ta zorlandığımı söyleyemem! Hepimizin çocukluğundan kalan bir kaç taneyi hatırlatalım;

- Ağlayan Atatürk paraları : Bir zamanlar böyle bir söylenti çıkmıştı, 10 lira’ların arkasındaki Atatürk portrelerinin bir kısmında Atatürk’ün gözyaşları vardı. Eğer bunları bankaya götürürseniz, size çok para veriyorlardı! Doğruluk payı var mıydı ? Tabii ki hayır! Zira götürdüğüm tüm bozuk paralara ve bana oldukça garip bakmıştı bankadaki memure hanım. Yıkılmıştım tam tabiriyle
- 4 yapraklı yonca ve Garanti Bankası : Garanti bankası, 4 yapraklı yonca getirene para veriyorlar diyorlardı. Bunun doğruluğunu kendim ispat edemedim, zira hiç gerçek bir 4 yapraklı yonca göremedim.
- 19 Mucizesi : Yine oldukça konuşulan bir konuydu, ben pek karışmamıştım ama ortalık bayağı karışmıştı
- Haliç’in altınları efsanesi: Japonların araştırma için para istemedikleri, sadece çıkacak olan şeyleri istediği söylentisini mi desem, yoksa Haliç’in altınları hakkındaki yüzlerce farklı söylemimi … Hala bir sırdır, meraklısı çoktur.

Örnekler arttırılabilir, bunlar hep internetin olmadığı, ağızdan ağıza dağılmanın gerçekten ağızdan ağıza olduğu o zamanlardan kalma örnekler.

Ve internet’le tanışıyoruz…

Sonra tabii hayatımıza internet girdi, iyi de etti. Youtube olmadan nasıl yaşıyorduk hala şaşırıyorum doğrusu.  Sanıyorum içimizdeki yaratıcı canavarı ortaya çıkartan en önemli araçlardan bir tanesidir Youtube! Ve tabii unutulmaz anların en büyük paylaşımcısı da olduğunu eklemek lazım.

Youtube’dan önce 99’ yılına geri dönelim ve Mahir gerçeğiyle tekrar tanışalım. Bugün bile hala ünlü olduğunu, dünyanın dört bir yanında Ağızdan ağıza pazarlama konusunda sunumlar yaptığını ve geçimini böyle sağladığını biliyor muydunuz ?
Mahir, bizim gurur kaynağımız, tüm dünyaya ihraç ettiğimiz digital milli servetimiz, her sunumun ve anlatımın örneği… Bazılarına göre Borat filminin ciddi bir esin kaynağı…

Yine 90’lı yılların sonundaki bir diğer virütik yayılma aracı da, e-mail’di. SPAM kavramıyla daha tanışmamış taptaze beyinler için,  her gün gelen, yüzlerce kişinin gönderim listesinde olduğu, içindeki bilgilerin doğruluğu hakkında hiçbir garanti olmayan mailler (hızlı kazanma şansları, tanımadığımız uzak bir prensten bize kalan yüklü paralar, fiziksel gelişim(!) gereçlerinin tanıtımı,  … saymakla bitmezler…) hayranlıkla izlenen, ve hemen ‘’Forward’’  düğmesiyle tüm dünyayla paylaşılmak istenen içeriklerdi.

Yayılması daha kolaydı herşeyin o zamanlar, çünkü gayet saftık, herşeye inanıyor ve hemen paylaşıyorduk. Sonra akıllandık, internette akıllandı zaten, boş durmadı o da… ve sonra Youtube’la tanıştık!

Birinci Youtube Devri ve etkileri

Birinci Youtube devri dediğimiz bu ilk safhada, Türk videoları oldukça azdı, pek te yaratıcı değillerdi doğrusu. Daha çok dizilerden sahneler, komik Kemal Sunal videoları ile karşı karşıyaydık.  Ama bu dönemin de yıldızları da yılmamışlar ve yabancı filmlere dublajlar yapmışlardı.  Çorumlu Şeytanın Avukatı videosu bunların arasında en ünlüsüdür, mail yoluyla videoların dolaştığı günlerden kalmadır, sonrasında youtube içinde de yerini almıştır!

Birinci Youtube devri hızlıca geçti,  zira hep beraber üretime geçmek için heyecanlıydık ve daha üretken bir sürece girdik.

2007 yılı içerisinde bolca ve başarılı viral örnekler gördük ;
- Ajdar’ın şarkısı
- Unutulmaz bana kitap al videosu
- İdare edemem anne ve Yaman

En çok güldüğümüz ve etrafa yaydığımız videolar bunlardı. Tabii sadece video diye düşünmemek lazım, virütik etkiyle aynı dönemde hayatımıza yıldırım hızıyla girip,  tüm hücrelerimize nüfuz eden bir de bunlar vardı;
- NARO – Nuri Alço Revival Organisation
- Panasonic Cem Yılmaz radio reklamları

Ama farkettiyseniz, Panasonic hariç bunlar markalı virütik uygulamalar değiller.  Çabuk çorba başarılı bir kampanya yaptı, onu da saymak lazım. Cabukcorba.com adresinden görebileceğiniz videolar özellikle Mynet üzerinde oldukça izlendi.
Şimdi geldik konumuzun can alıcı kısmına…

Soru : Neden Türkiye’de virütik reklam uygulamaları yok denecek kadar az?

Bu soruya cevap vermeden önce, virütik pazarlamanın tanımını yapalım;

‘’Geleneksel olmayan kanallarda, kullanıcıların birbirleriyle etkileşimini yayılma platformu olarak kullanan pazarlama fikirleri.’’

Sorunun cevabına gelince;
Çünkü markalardan önce işi üretecek yaratıcı ekiplerin viral reklamcılık konusunda eğitilmiş, hazırlıklı, denemeye heyecanlı ve markayı ikna edecek kadar da ateşli olmaları gerekiyor.

Kitle olarak video izlemek konusunda bir sıkıntımız olduğunu düşünmüyorum, youtube, izlesene, komikler gibi bir çok site’nin trafikleri ve içerik durumu oldukça iyi. Öyleyse içerik varsa seyirci izliyor.

‘’İçerik varsa’’ kısmına dikkat çekiyorum.  Markasız, kişilerin kendi ev projelerinin ortaya çıktığı günümüzde içerik sıkıntısı olmaması lazım diye düşünüyorum. Peki kullanıcılar, gayet güzel fikirler buluyorlarsa, neden yaratıcı ekipler bulamıyor ? Ya da buluyorlar ama satamıyorlar mı?  - Tabii bu arada, bu var dediğim sayıdaki videoların da dünyayla karşılaştırıldığında oldukça az olduğunu belirtmek lazım. Ama başlangıç olarak gayet iyi olduğunu düşünüyorum. –
Markaların daha viral video kavramını tam olarak anlamadıklarını ve buna yeni bir reklam filmi formatı gibi yaklaştıklarını gözlemliyorum (nerede benim packshot’ım?)

Halbuki, viral video’nun da kendince kuralları var, yapılan araştırmalara göre, insanlar ilk 5 saniye içinde seyrettikleri videoda ilgi çekici birşey görmezlerse, kapatıp bir diğer videoya geçiyorlar. Bir diğer kural da içeriğin tipi; Viral videolar  ya ilgi çekici derecede absürd olmalı (Cadburry’nin Gorilli virali ve Dramatik Sincap), ya inanılmaz komik (Will Ferrell – Landlord videosu) ya da seksi (Tabii ki Axe’ın tüm viralleri).

Bu yazıyı okurken bir yandan izlesene.com’u açın ve gelmiş geçmiş en çok izlenen videolar listesine bakın, sizin de göreceğiniz gibi ilk sayfanın tamamı güzel kızlar üzerine.

Viral videoların doğal gibi gözükmeleri ya da en güzeli doğal olmaları da bir diğer önemli konu. Özellikle markalı çalışmalarda çekimler ne kadar doğal gözüküyorsa, herhangi bir efekt varsa ve o efekt ne kadar sıradan duruyorsa o kadar başarılı oluyor  videolar (Quicksilver – Dinamitle Surf videosu gibi…)

Bir diğer konuda tabii ki ölçümleme ve geri dönüş konusu. Markalara virütik pazarlama’nın onlara sağlayacağı faydaları anlatmak ve sonuçlarıyla göstermek lazım. İyi bir virütik pazarlama örneği etkisini ilk 1 hafta içinde gösterir. Ve etkisini arttırarak yayılır. Sizin gönderdiğiniz videoyu ya da linki başka kişiler size gönderiyorsa, bilin ki maya tutmuş, virüs etrafa yayılmıştır. Eğer bir hafta sonunda hala ses yoksa, o zaman biraz desteklemek, Seeding yaparak yaymak gerekir.
Bu konuda aslında Markaların pazarlama şirketlerine şans verdikleri kadar, bireylere de şans vermelerini istiyorum. Çünkü özünde, beğendiğimiz viral işlerin çoğu bireylerin kendi imkanlarıyla ürettikleri işler. O zaman yeni viral yaptırmak için çok ta uzağa gitmeye gerek kalmayabilir.

Hemen bir yarışma yaparak, markanızı, sloganınızı en komik, en absürd anlatan videoları ürettirebilir ve beğendiklerinizi yeni viral reklamınız olarak lanse edebilirsiniz. Apple iPod Mini için yapılan viral video, reklamı olmayan Apple iPod Mini için en çok konuşturan iş olmuştu ve bir lise öğretmeni tarafından yapılmıştı.

Final olarak…

O zaman sorumuzun cevabını özetlemek gerekirse ; Henüz ortam yeterince bu virusün gelişmesi için müsait değil.  Ama umut verici bir şekilde gelişmeler oluyor ve yakın bir zamanda başarılı örnekleri daha çok görebileceğiz. Siz bu yazıyı okuyan yaratıcı beyinler içinse, bu tüm yazdıklarım fırsat demek, meydan boş, saldırın, üretin ve en çok izlenen viral olma yolunda hızlıca adım atın!

Yazıyı bitirince bunları izlemeyi unutmayalım;

Nasıl viral video yapılır ? : http://www.youtube.com/watch?v=-0EQ5HYPz1w
İdare edemem anne : http://www.youtube.com/watch?v=JHJMP-G8r38
Mahir : http://www.youtube.com/watch?v=6ETjwBOkXoo
Çorumlu Şeytanın Avukatı : http://www.youtube.com/watch?v=CbzzOICtZj4
Ajdar : http://www.youtube.com/watch?v=8c3YRPGppPM
Bana kitap al : http://www.youtube.com/watch?v=7XkX3BVGSt8
Sütü seven kamyoncu : http://www.youtube.com/watch?v=wbgbBB98S1c
iPod Mini Viral  :  http://www.youtube.com/watch?v=Yxt9VQOq_SY
Cadburrys Goril :  http://www.youtube.com/watch?v=CbLr2NEV_7o
Will Ferrell Landlord :  http://www.funnyordie.com/videos/74
Dramatik Sincap :  http://www.youtube.com/watch?v=a1Y73sPHKxw
Quicksilver Dynamite Surf : http://www.youtube.com/watch?v=6xfBNxNds0Q

3 Responses to “Digital Age - Mayıs - Viral marketing”


  1. 1 theblognote May 27th, 2008 at 1:20 am

    yazı süper eline sağlık, bir de youtube açık olsaydı da videolara bakabilsek süper olurdu:)

  2. 2 sahika May 27th, 2008 at 9:57 pm

    çok güzel bir yazı, bir solukta okudum.
    keşke daha çok böyle yazılarınızı okuma fırsatımız olsa :)

  1. 1 İnternetten Seçme Haberler (Mayıs 2008): Yusuf İBİLİ Pingback on May 29th, 2008 at 3:59 pm

Leave a Reply




Flickr

www.flickr.com
This is a Flickr badge showing photos in a set called Wien-Prag-Budapest. Make your own badge here.