2011 yılı için Dijital ajanslarla ilgili öngörülerim

Marketing Türkiye’nin yeni yıl sayısı için yazdığım yazıdan bir parçayı aşağıda sizinle paylaşıyorum. Gerisi dergide;)

Soru ajansları 2011 yılında neler bekliyor idi …

“2011 yılında sektörün yaşayacağı gelişmelere ilişkin öngörülerinizi paylaşabilir misiniz?”

Tabii ki, birkaç maddede toplayabilirim;

- Büyüyen dijital pazarlama bütçeleri
Konuştuğumuz her marka 2011 için dijital bütçelerini önceki yıla göre en az 2 kat arttırdı. Bu da demekki pazarda ciddi bir büyüme olacak. Ajanslar olarak biz de bu büyümeye hazırlanmalıyız. Bu da beraberinde daha profesyonel bir müşteri yönetimi gerekliliğini getiriyor ki, ajanslar olarak en çok buraya yatırım yapmamız gerektiğine inanıyorum.
- Leading agency olarak dijital ajanslar
Dijital kanalları iletişiminin ana ayağı olarak pozisyonlandıran bir çok marka, ana ajans olarak dijital ajansları deniyecek 2011′de… Ya da en azından aklında böyle bir fikir olacak! Kendimizi gösterdiğimiz takdirde, bir çok marka için 2012 de ana ajansların dijital ajans olması kaçınılmaz!
- Ajans birleşmeleri
2010′da başlayan trend, 2011′de de devam edecek, bir çok ajansın satın alındığını ya da birleştiğini göreceğiz.
- Innovasyon artışı
Sadece web’i değil, tüm mecraları interaksiyon için kullanmayı bilen ajanslar, innovasyon seviyesini yükseltecek ve dünya kalitesinde yaratıcı fikirler ve uygulamalar göreceğiz. Bu aynı zamanda Türkiye’deki ajansların global markalara ya da pazarlara iş yapması için de önce hareketlenme olacak.
- Global başarılar
Türk ajanslarının 2011 içerisinde global başarılara imza atacağını düşünüyorum.
- Sosyal medyanın artan gücü
Sosyal medya 2011′de yine büyük konulardan birisi olacak, markaların bu alandaki yatırımları artacak. Bu alanda uygulama geliştiren şirket sayısı da artacak.
- Insan kaynağı
Insan kaynagı en büyük problem olmaya devam ediyor, 2011′de de edecektir.
- Dijital ajansların ürün geliştirmeleri
Dijital ajanslar ürün geliştirecekler. Özellikle yazılım, sosyal medya alanlarında ajansların kendi ürünlerini geliştirdiğini göreceğiz.

33!

Evet, 2 mart 2010 itibariyle 33. yaşımı da bitirdim. Biten yaşların söylenmesi kanunu gereği, 33 yaşındayım diyebilirim… de… demek istemezdim, yaşlandım resmen! :)

Mart 2009 - Mart 2010 zor bir aralıktı … Kriz senesi, şirket büyümesi, Endeavor girişimcisi seçilmemiz, ikiz haberi sonra hamilelik ve erken doğum süreci, dostum Uğur Şeker’le yeni şirketimiz olan Dijital Büro Istanbul’un kuruluşu, nihayet yıllardır yapmak istediğim Social Gaming işini şirketleştirmek, Social Shopping konusunda bir proje yapmaya karar vermek, daha çok ders vermek, daha çok ekip gelişimine zaman ayırmak, Selim ve Naz’ın dünyaya gelmesi, yeni ve güzel ofisimiz, yeni ve çok iyi anlaştığımız markalarımız, müşterilerimiz, vs vs…

Oldukça yoğun, yorucu ama çok şey katan ve zevkli bir seneydi. Her zaman ki gibi teşekkürler demek istiyorum. Sahip olma şansını bulduğum ve bana ne kadar şanslı olduğumu hatırlatan insanlar hayatımda olduğu ve beni geliştirdikleri, büyüttükleri, korudukları, sevdikleri, şımarıklıklarıma ses etmedikleri ve beni her zaman anladıkları için, herkese teşekkürler. Sizinle büyüdüm, umarım sizinle de yaşlanırım.

Gel bakalım 34, seni de devireceğim, hem 2010 balık burcu senesiymiş!

Veda filmi

Atatürk’ün hikayesini Zülfü livaneli’nin kaleminden, hem de çok farklı bir şekilde anlatıyor Veda… Bir dostluk hikayesi üzerine kurulmuş senaryo, bize Atatürk’ü çok farklı detaylarıyla, inanılmaz bir produksiyonla aktarıyor.

Fragman tüylerimi ürpertti… Buyrun siz de seyredin!

Veda Film Resmi Uzun Fragman [HD] from Veda Film on Vimeo.

Yeni yılın ilk sürprizi! DBI!

41? 29! ‘un stratejisini biliyorsunuz; markalar için dijital pazarlama stratejileri geliştirmek ve üretmek. Bu konuda 3 yıldır birbirinden güzel 100 projeye imza attık, ödüller aldık. 7 kişiyle başlayan ekip bugün 34 kişi… Mutluyuz, gururluyuz, 2010 senesinde ortalığı birbirine katmaya kararlıyız!

Ama son 4 aydır beni heyecanlandıran, gece gündüzü birbirine katıp çalışmamızı sağlayan yeni birşeyler var. Öncelikle tüm dijital sektörün iş tanımlarını yazdık. Tam 65 tane! Bir kısmını 41? 29! CV sitesinden görebilirsiniz … ( başvurunuz! ;) ) Hemen arkasından tüm üretim, fikir ve strateji geliştirme süreçlerini netleştirdik ve dökümante ettik, şubat ayı içinde herşey finalize olmuş olacak. Sonuçta bir dijital pazarlama ajansının kitabını yazdık diyebilirim hemde iş tanımlarıyla beraber 300-400 sayfayı bulmuşuzdur toplamda.

Tüm bu süreçleri düşünürken 41? 29!’un nasıl büyümesi gerektiğini de konuştuk, biliyorsunuz Endeavor Girişimcisi seçilmiştik yakınlarda, onun da çok büyük etkisi oldu tüm bu süreçlerde… Ve sonuçta markalarımızdan da gelen istekler doğrultusunda tam dijital pazarlama ajansı yapısına dönüşmeye karar verdik; yani kreatif + mobil pazarlama + sosyal medya + medya satınalma ve planlama + sem konularında bütünleşik hizmet verebilecek, strateji geliştirebilecek bir yapıya dönüşme kararı.

Bunun içinde ilk adımlarımızı geçen 3 ay içinde attık, tüm bu süreç için 41? 29! ekosistemi içerisinde yeni bir şirket yapılandırdık, başına da çok sevdiğim arkadaşım Uğur Şeker‘i geçmeye ikna ettik! Uğur sektördeki 12 yıllık tecrübesi, vizyonu ve yeniliğe açık yaklaşımı, dürüstlüğü ve tutkusuyla tamamen aynı kafada olduğumuz bir insan…. Bu yeni şirket şimdiden 6 kişi ve çok hızlı büyüyeceğini gösterdi. Renklerimize yine çok sevdiğimiz arkadaşımız Alper Güner’i de kattık ;) Mobil ekibe de katılanlarla beraber toplamda 42 kişi olduk birden!

Yeni şirketimizin adını da seveceksiniz ; Dijital Büro Istanbul … Buyurun bu da logosu !

dbi.jpg

DBI ve 41? 29! yepyeni birşeyin peşinde, çok çalışacağız, çok heyecanlıyız ve 2010 yılında bu konuda Türkiye’de fark yaratmak amacındayız. Umarım başaracağız.

Şimdi diyeceksiniz Alemşah, sen de sürpriz bitmez… Doğrudur, ama gerisini de 2010 içinde ;)

2009′un arkasından konuşmak

Bak 2009, gel anlaşalım;

Kimse kalmanı istemedi zaten, çok fazla yordun hepimizi… Pılını pırtını topla sessiz sedasız karış kalabalığa, yol aç 2010′a…

Ben çok kırgın değilim sana, neticede sağlam goller attın bana bu yıl, ama mutlu etmeyi de bildin … ;) Sen biliyorsun ne demek istediğimi…

Tek bir ricam var, 2010′a bulaştırma o karamsar havanı, o uğursuz dokunuşunu…

Biraz ihtiyacımız var mutluluğa, umuda, sevgiye, huzura…

Var var, gerçekten var!

Sen karış karanlığa artık, vaktin doldu…

Böyle gecelerde dayımı özlüyorum…

2 yıl önce Dedemi kaybettiğimizde üzülmüş ama şaşırmamıştık… Bekliyorduk çünkü, aylardır hem de…

Ama hemen 1 ay bile olmadan dayımı bir trafik kazasında kaybedince … işte o çok koymuştu… Bugün yılbaşı mesajı atayım diye telefonda kişi seçerken, arada dayımın adını gördüm, telefonu hala duruyor kayıtlı… Ona da attım mesajı…

2010 güzel olacak ama seni özlüyorum dayı. Hem de çok… Gelmedi senin kadar iyilik dolusu, herkese kayıtsız şartsız yardım, sessiz sedasız hizmet edeni… Yanına güzel insanlar gönderdik 2009′da, umarım sen de mutlusundur oralarda…

Şimdi ev sessiz… Gece de…

özledim işte…

2010 Geldi!

2009′u sevmiştim… Bana bir sürü yenilik getirdi… Biraz zor bir seneydi, bolca stressli … ama bence iyi bir hazırlık dönemiydi… 2010′a hazırlık…

Şimdi 2010 geldi… Bu yıl bir sürü güzel şey var, hissediyorum… Güzel geçecek.

Pazarın büyümesi yetmeyecek, güzel işler de artacak, bi enerji gelecek herkese, hissediyorum!

Bozmayın pozitif enerjimi, hissediyorum işte 2010 güzel geçecek!

Hadi bakalım ;)

Milletçe büyümemiz gerekiyor!

Girişimcisinden reklamcısına, interaktifçisinden pazarlamacısına … Hepimizin büyümesi gerekiyor! Neden mi? Henüz gelişmemiş, olgunlaşmamış bir pazarda, birbirimizi parçalamaya çalışıyoruz. Halbuki pazarı yaratsak önce ? Sonra büyütsek ? Derinleştirsek ? Oluşmamış bir pazarda, başarmaya çalışan bir avuç insanız ve bu bir avuç insan birbirinin gözünü oymaya çalışıyor, seyredenler de ayırmak yerine bir taş da biz atalım derdinde…

Girişimcilere hep söylenen bir laftır, mutlaka duymuşsunuzdur; fikrinizi anlattığınızda insanlar anlamıyor ya da burun kıvırıyorsa sakın ümidiniz kırılmasın, her yeni fikir önce reddedilir ve sevilmez diye… İşte tam olarak bunu yapıyoruz her konuda!

- Bilmediğimiz konuda yorum yapmayalım, yapacaksak önce araştıralım!
- Başkaları arkasından konuşmayalım, destekleyelim, rakibimiz bile olsa onun başarısı pazarı büyütecektir!
- Girişimciye, gençlere, tutkuyla işini yapanlara köstek değil her şekilde destek olalım! Yön gösterelim, onları tanıtalım, duyuralım!
- Herşeyden önemlisi tutkuya, azime ve başarıya saygı duyalım… Herhangi bir konuda başarılı olan ya da olmak üzere olan bir kişinin bu konuya harcadığı enerjiyi ve azmi asla küçümsemeyelim!

Hep beraber, milletçe … Biraz büyüyelim!

One Show’dan tokat gibi FAKE açıklaması

Biraz önce gelen maili aynen yapıştırıyorum;
==================================

Greetings!

By now you have likely heard of the controversy surrounding DDB Brazil’s “Tsunami Ad.” At this point DDB Brazil has withdrawn the ad and it has been stripped of its merit award. As more facts come to light in regards to the legitimacy of this ad the One Club has decided to implement what we believe to be the most stringent and thorough “fake ads” policy in our industry.

The One Club defines “fake ads” as: ads created for nonexistent clients, ads made or run without a client’s approval, and ads created expressly for award shows that are run once to meet the requirements of a tear sheet.

For 2010 and onwards, the One Show will be adopting the following new rules and penalties.

An agency or regional office of an agency network that enters an ad made for nonexistent clients, or an ad made or run without a client’s approval, will be banned from entering the One Show for 5 years.

2. The entire team credited on the “fake” entry will be banned from entering the One Show for 5 years.

3. An agency or regional office of an agency network that enters an ad that has run once, on late night TV, or has only run because the agency produced a single ad and paid to run it themselves*, will be banned from entering The One Show for 3 years.

*The One Club reserves the right to review ‘late-night, ran-once’ and launch versions at their discretion. If it is determined that the ad was created expressly for award show entry, the penalty will hold.

In addition, The One Club is in the process of developing an initiative that will call upon individuals and agencies in the creative community to monitor and eliminate “fake” ads at their source. Detailed guidelines will appear in the 2010 One Show Call for Entry.

The One Club exists to champion excellence in advertising and design in all its forms. We will stringently enforce these rules and penalties to ensure that The One Show remains the pinnacle of advertising and design created for marketers and brands.

The One Show encourages other international award shows to follow suit with similar policies and—perhaps even more importantly—calls on our industry as a whole to end the practice of ‘fake’ advertising.”

Best Regards,
Kevin Swanepoel
President, The One Club

Portmanto yaptım sana eski telefonlarımdan!


Hakkinda

Antifit, Alemşah Öztürk'ün günlük tasarım, pazarlama, online marketing ve yeni fikirler üzerine link ve yorumlarının olduğu blog'udur.

View Alemsah Ozturk's profile on LinkedIn

Alemsah Ozturk at Threadless


Subscribe with Bloglines

Flickr

www.flickr.com
This is a Flickr badge showing photos in a set called Wien-Prag-Budapest. Make your own badge here.